Yaz geliyor, tatil mevsimi açılıyor. Peki güneşin cildimize ne gibi etkileri olduğunu biliyor musunuz? Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Serpil Özyılmaz sorularımızı yanıtladı.



Güneşin cilt üzerindeki zararlı etkilerinden bahseder misiniz?

Güneş ışınları uzun ve kısa dalgalardan (UVA, UVB ve UVC) oluşur. UV-A ışını derinin derin tabakalarına ulaşır ve yayılır, yıl boyunca ve gün içinde değişik saatlerde, mevsimlerde veya hava koşullarında değişmeksizin etkili olur. UVB ışını ise derinin üst tabakasını etkiler; yaz aylarında ve yüksek rakımlı yerlerde daha yoğundur. UVC yeryüzüne ulaşmaz. Başlangıçta güneş ışınlarının tüm zararlı etkilerinden UVB sorumlu tutulmuşsa da son zamanlarda UVA’nın da daha düşük güçte olmakla birlikte aynı zararlı etkilere sahip olduğu saptanmıştır. Bu etkiler özellikle beyaz ırk için önemlidir ve ten rengi açıldıkça zarar oranı artar.

Güneş ışınlarının cilt üzerindeki olumsuz etkileri; 

  • Deride zaman içerisinde incelme ve kabalaşma, 
  • Elastikiyetin bozulması (kırışıklık), 
  • Kuruluk, 
  • Deride renk koyulaşması ve lekelenme, 
  • Kılcal damarların belirginleşmesi, 
  • Bağışıklığın baskılanması, 
  • Foto yaşlanma ve deri kanserinin oluşma riskini arttırmasıdır.

     
    Güneş ürünlerini ne zaman kullanmalıyız?

    Güneş ışınları yıl boyu ve gün içi yeryüzüne ulaşmaya devam eder. Bu sebeple koruma amaçlı ürünleri yıl boyunca kullanılmalı, ancak mevsime ya da fiziksel aktivitelere göre kullanımı artırılıp azaltılmalıdır.
     

    Güneşe çıkmak için en uygun saatler hangileri?

    Güneşin dik olduğu saatlerde güneş altında kalınmamalı. Bu saatler, gün ortasının 2 saat öncesi ve sonrası olarak kabul edilir, fakat bölgelere göre değişebilir. Pratik olarak saat 11:00 ile 15:00 arası güneş altında kalınmaması uygun olur.

     
    İdeal bir güneş koruyucuda hangi özellikler aramalıyız?

    Güneşten sakınılamayacak durumlarda, mesleki nedenlerle güneşte çalışıldığında, uygun giysi ve şapka giyilmediğinde, güneşten koruyucular gereklidir. Gündelik yaşamda güneşten korunmanın en iyi yollarından biri güneşten korunma ürünleridir.
    Güneş koruyucuların içindeki fiziksel koruyucuların (titanium dioksit, çinko oksit gibi) deriden emilmedikleri ve kan dolaşımına geçmedikleri, kimyasal koruyucuların (benzofenon, kamfor, sinnamatlar, para aminobenzoik asit, salisilatlar…) ise kan dolaşımına geçebildikleri ancak bu miktarın herhangi bir zarara yol açmadığı bilinir. 
    Güneşten koruyan ürünler yüksek miktarda güneş ışınlarını süzen UVA ve UVB filtreleri içermeli, deriye yüksek oranda emilimi olmalı, nemlendirmeli, suya denize terlemeye sürtünmeye dayanıklı etki süresi uzun olmalı. Doğru ürün seçimi, derinin yağlı veya kuru olmasına göre yapılmalı, yağlı ciltlerde su bazlı, kuru ciltlerde yağ bazlı ürünler tercih edilmeli.
     
    Günlük kulanım sıklığı göz önüne alındığında kış ve sonbaharda SPF 30, yaz aylarında ise SPF 50 seçilmesi önerilir. Ancak deri kanseri öyküsü ya da deri hassasiyeti gerektiren özel hastalıkların varlığında kişilerin yıl boyu yüksek SPF (50 faktör) içeren koruyucular kullanmaları uygundur. Kullanımda önemli olan nokta, güneşe çıkılmadan 20-30 dakika önce koruyucunun sürülmesi ve en az 3 saatte bir yenilenmesidir.

     
    Özellikle bebekler ve küçük çocuklar için nelere dikkat etmeliyiz?

    Çocuklar açık havada oynadıkları için daha uzun süre güneş ışınlarının etkisi altında kalırlar. Bu nedenle deri tipine bakılmaksızın güneşten koruyan yüksek faktör içeren ürünlerin uygulanması gerekir. Güneş kremleri deriye yeterli miktarda ve kalınlıkta sürülmelidir.

    Güneşten koruyan ürünler deriye eşit miktarda yedirilerek ve gerekirse; sık havuza veya denize girmek, havlu ile kurulanmak ve terlemek gibi durumlarda gün boyunca uygulanmalıdır. Korunma yönteminin giysilerle (açık renk şapka, tişört vb.) desteklenmesi gerekir. Giysilerin sıkı dokunmuş ve pamuklu kumaştan yapılmış olanları öneririm. Nemli ve ıslak kıyafetler koruyucu fonksiyonlarını yitirdikleri için değiştirilmelidir. 3 yaşın altındaki çocuklar kesinlikle korunmasız güneşin altında bırakılmamalı. Özellikle ilk 10 yaşta çocukları kızaracak, soyulacak, özellikle yanık oluşturacak seviyede güneşlenmekten uzak tutmak gerekir. Yaşam boyu alınan güneş hasarının önemli bir kısmının çocukluk döneminde olduğunu unutmamak gerek.

     
    Son dönemlerde artan cilt kanserlerinde güneşin etkisi var mı?

    Uzun yıllar güneş ışığı altında kalındığında, alınan toplam doza bağlı olarak deride hasar oluşur, incelme, yer yer lekelenmeler görülür ve daha sonra deri kanseri oluşur. Bunlar en çok yüz ve dudakta görülür. Aralıklı ve yüksek dozlarda, ani güneş yanıkları ise (özellikle çocukluk yaşlarında daha çok etkilidir) bir başka deri kanserine zemin hazırlar. Yine güneşin etkisiyle deride leke ve ben oluşumu ile bu benlerin bir kısmının kanserleşmesi de söz konusu. Ayrıca uzun süreli, yüksek doz güneş ışığı, vücudun bağışıklık sistemini de zayıflatır.
     
  • Yorumlar (0 yorum yapıldı)

    Yorum Ekle
    Hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!